Son Paris turu

, , Leave a comment

Trende iki kisilik yere tam yayilmis uyumaya hazirlaniyordum ki bizim siniftan bi kizin bana dogru yurudugunu gordum. Geldi yanima oturdu. Paristeki stajina gidiyordu. Bense sap gibi Paris sokaklarinda dolanmaya.. ne yaptigini ne ettigini anlatti. Kizin resmen gelecegi parlak yani smdiden belli. Benimkisi de sanki kuyunun dibine firlatip atilmis gibi. Her zmaanki gibi kendi hayatimi onunla kiyaslamaya baslamistim ki durdum. Artik boyle bisey yapmayacagim.

Senin stajin neydi ya? dedi.

Yine durdum. Neydi lan benim staj? Haa affiliate marketing uzerine . Bu seyden artik bunaldim gercekten. Isik hiziyla herseyi unutuyorum bu aralar. Google dan baksam zaten coktan rahmetli olmusum haberim yok. Neyse neden Paris e gidiyorsun? dedi

Neden gidiyordum? Haa bnm tren aboneligim bitiyorda ayin sonunda oyle son kez faydalanayim dedim.. – yaa indirimler basladi biliosun biraz alisveris yapicam- dedim.

Ne tarz magazalari seviosun?

Ne bilim anasini satim. Ben indirim zamani magazalari tek tek dolasir. Tum icime sinen ve uzerime olan 70%-80% indirime ugrasmis parcalari alir, kendi kafama gore kombinlerim.

Kız pert. Kendisi gelecegin parlak moda blogger i cunku. Buda benim moda banane. Fakir ogrenci modasi.

Primark a felan gideceksen Creteil de alisveris merkezi var baya buyuk oraya git istersen.

Ne.primark i ya? O kadar da degil. (Aslinda primark a da biraz ugramak istiyordum).

Tam 45 dklik bir metro yolculygundan snra alisveris merkezine geldim. O kdr buyuktu ve o kdr cok kalabalikti ki.. yarim saat zor durdum. Zaten bi 20 dk tuvaletleri bulmaya calistim. Baktim tuvalet kuyruk.. disina tasmis. Cisimi kalbime gomerek gittim ordan. Sonra primark a girdim. Hic biseyi begenmedim. Begendiklerimde ederine gore fazla pahaliydi. Hayir o tulbent gibi seye 15 euro mu vericem? Ben?? Sonra baska bi magazaya girdim ebesinin nikahina kadar kasada kuyruk vardi. Vazgectim. Sonra tekrar metroya bindim bi 45 dklik karsimdaki cocukla bakismadan snra tren garina vardim

Tren garinin dibindeki alisveris merkezinde su an giyemeyecegim parcalar bulunduran Galerie Lafayette de dolasarak Primarktaki tulbent sokumu atlatmaya calistim. Lan o kdr Paris e geldim elim boş gitmiim bari diyip Pimkie de gozume kestirdigim ayakkabilari aldim. Ardindan sirf tuvaletlerini kullanmak icin girdigim kafede kahvemin parasini odedikten sonra “tuuvalet nerede acaba? ” diye sorunca kasadaki kizin “tuvaletlerimiz maalesef servis disi” demesiyle yikildim. Su an bunlari yazarken XL kahvemi catlama pahasina iciyorum ve cisimi dusunmemeye calisiyorum. Peki ben geldigimde bi kulun olmadigi kafeye ben en kuytu koseye oturduktan snra dolmasina ne demeli ? Rahat yok mu bana hı? Oradan kalkip kendimi tren garina attim. Tek istegim trende ikili bos koltuk bulup uyumakti. Olmadi. Ayagimi bile dogru duzgun uzatamadigim bi yolculuk yapiyorum. Arka koltukta çocuk var, bagirip duruyor. Türkiye de olsak “bak abla hemsireymis sana igne yapar ” der korkuturdu annesi. Burda çocugun bagirisini dinledik..  Karnimda acikti. Yarinki Paris yolculugumu iptal mi etsem?

Ve iptal ettim..
 

Leave a Reply