Tunisair ile yolculuk

, , Leave a comment

Tunisair ile yolculugumuzun neresinden baslasam ki? Annem onca senelik Türkiye-Fransa arasi uçuslarin verdigi tecrübeyle gayet kendinden emin ama 2,5 saatlik rötar yüzünden biraz yorgun uçaga bindi. Ben de “ulan Ryanair’le uçmus insanim kaç sefer, Tunisair de ondan kötü olmaz heralde” diyerek ama yinede dualarimi eksik etmeden bindim. Abimde korkusunu kalbine gömerek sessizce bizi takip etti. O otobüs yolculugu yaptigina inanmak için koridor tarafina, super-anne pencere tarafina bende ortaya çömdüm. Dahada korkmayayim diye uçagi incelememeye çalistim ama yapacak bisey yok: koltuklarin kiliflari yirtik pirtik. öndeki bayanin koltugu kirik diklesmiyo kuafore kas aldirmaya gelmis gibi kafasini arkaya yaslaya yaslaya yolculuk yapti. Yerlerde ekmek kirintilari, duvarda lekeler.. Hostlar kemer nasil baglanir, can yelegi nasil takilir felan anlatiyor annemde “bu uçakta can yelegi felan yoktur kesin” diye söyleniyordu.  Hostlarda garibim hepsi valiz indirip bindirmekten beyaz gömlegine ter bulasmis muavin gibiydiler.

Uçumuz içimizden “ulan bu uçaga benzeyen sey nasil uçucak” diye geçirirken, birden pilot konusmaya basladi. “Selamin Aleykum… gallili gullili mustakim..Insallah” biseyler söylüyordu. Annemle dedik bu adam Sirat-i Mustakim seferine hosgeldiniz, Insallah cennette bulusuruz felan mi diyor ne ayak? Abimde “bak pilot yasli galiba sesinden anladim demek ki tecrubeli” diyerek kendini rahatlatmaya çalisiyordu.

Sonra isiklar felan söndü bisey oldu, Allah dedim tam kalkacak elektirigi gitti. Neyse nasil olduysa havalandi. Sonra isiklari açtilar, muavinler yemek içecek servisi felan yaptilar. Yani uçak yolculugundaki tek iyi sey verdikleri yemekti zira vakit geçiriyordu. Uçaga binmeden önce çatliyomus gibi hissetsemde uçakta ki yemektende yedim. Ne ekran var ne dergi ne bisey. Anca yemek yiyecen. Arada kalkip tuvalete gidecen.

Arada bi türbülansa girdi, yürekleri hoplatti. Sonra yine bi Insallah’li anons, aa dedim inise geçtik. Benim kulaklar basladi acimaya, agzimi ayira ayira indigim bi uçak yolculugu oldu. herkes Allah’a sükredercesine alkisliyordu… bazilarimizda sevinç gözyaslari..

Neyse 2 gün sonra bizim Tunus-Paris seferi geldi çatti. E hadi bu sefer rötar yok dedik ama resmen uçaga götüren boruda bi saat bekledik. Sonra yine içine siçilmis bi uçagin bizi bekledigini gördük. Yine pilot insallah masallah biseyler demeye basladi. Bizde dua ede ede kalkisa hazirlandik. Insan böyle anlarda tüm sorun yaptigi seyleri unutuyor, baya acayip. “Yasayayim yeter” diyosun. Hani aslinda sorun ölmek de degil ama normal yataginda ölmek var bide uçakta patlamak var anasini satim. Ayni sey degil.

Ekmegimizi asimizi yedikten sonra, bizim hostlar sigara satisina baslamislardi ki, anons geldi iniyoruz diye. Halbuki daha 1 saat vardi uçagin inmesine. Ulan bide yolculuk boyunca ara ara pencereden baktim, hep isikli yerlerden geçtik dedim bu uçak kiyidan kiyidan gidiyo galiba, nerde bu Akdeniz? Birden uçak dikine dogru hizla inmeye basladi. Pencere kenarindaki annem “Kübra denizin üstündeyiz isik yok” dedi. Git anne dedim, o buluttur ne denizi asagisi görünmüyodur dedim. Buna inanmak istedim. Yoksa gerçekten çakiliyorduk yani. Abimde “kesin acil inis felan yapiyo” dedi. Baktim o iki host uçak dikine olmasina ragmen hala sigara satmaya çalisiyolar, sonra biri geçti lütfen elektronik aletlerini kapatin diye bagirdi. Sonra bi kaç yolcuya su ve hap verdigini felan gördüm. “Allaah millet sakinlestirici aliyor” dedim kendi kendime. Anneme baktim kafasini öndeki koltuga dayamis gözleri kapali, abim saga sola bakiniyor, ben içimden hatim indiriyorum. Annem birden kendine gelip “Aa denizin üstünde degiliz” dedi isiklari göstererek.

“Bak bi Eyfeli görüyomusun?”

” Anne ne eyfeli ya o nerde Orly nerde?”

“Havaalanina benzer bisey görüyomusun?”

“yoo”

Artik kendimizden geçmis bi sekilde uçak hepimizi sarsarak inis yapti. Pilot bey 1 saat rötari hiphizli gelerek telafi etmis oldu. Bizimde ömrümüzden ömür gitti.

Uçagin %80 i arap oldugu için söylüyorum, uçaktan inerken baktim ki adamlar resmen siçmis yani. Yerlede peçeteler çatallar biçaklar kirintilar… Maalesef “araplar çok pis” diyenlere katiliyorum (simdilik)

Neyse yaza tekrar Tunus ‘ a gidecez bu sefer az buçuk paraya kiyip AirFrance’dan felan alalim diyoruz biletleri..

Ay parada yok ki.
 

Leave a Reply